Farklılıklara Saygı!

 "Bir yaratıcı var mı?" sorusu her insanın aklını meşgul etmiştir ya da etmiş olmalıdır. Eğer şimdiye kadar böyle bir düşüncesi olmamışsa, kendinden öncekilerin yaşadıklarını, inandıklarını kopya etmekten ibaret bir hayatı vardır. 

Dünyaya geldikten sonra kendimizi, ana babamızın, toplumumuzun yaşadığı hayat tarzı ve değerler üzerine buluruz. Müslüman bir ülkede yaşıyorsak kendimizi müslüman olarak buluruz. Aslında müslüman olmayız. Ateist bir toplumda dünyaya geldiysek, kendimizi ateist olarak buluruz. Ta ki soyut düşünüp, sorgulama yeteneğimiz gelişene kadar. Sorgulayabilen insanlar müslüman toplumda ateist, deist vs olabilirken, ateist toplumdaki bazı insanların müslüman, hristiyan vs olduklarını görürüz. Yalnız bu sayılar, toplumu düşündüğümüzde son derece azdır. Yani çoğunlukla atalarımız neye inanmışsa biz de ona inanırız. Yaşam tarzı biraz daha hızlı değişse bile inanç pek o kadar değişime uğramamaktadır.

İnandığınız doğru bulduğumuz değerlere düşüncelere başkalarının da inanmasını isteriz. Başkalarının yaşam tarzına, inancına saygı duyuyoruz desek de, bu pek öyle değildir. Bilinçaltımız şu şekilde çalışmakta: hayatta kalabilmek, var olabilmek için bizim gibi insanlar olmalı, bu bizim hayatta var olabilme şansımızı artırır. Müslüman bir toplumda doğmuşsunuz, islam ilkelerini benimsemişsiniz ve bunun doğruluğuna kalpten inanıyorsunuz. Etrafınızdaki insanlar ise hızla bu dini terk edip ateist vs olmaya başlıyorlar. Kendinizi bu durumda kötü hissetmeye başlarsınız. Endişelenirsiniz. Kendinizi güvende hissetmenin en iyi yolu bizim gibi düşünen insanların varlığıdır. 

Bunu diğer taraftan düşünelim. Herkesin müslüman olduğu bir toplulukta bir kişi ateist oldu diyelim. İlk başta kendini yalnız hissedecektir. Korkacaktır, düşüncelerini açıklamaktan çekinecektir. Bu da dürtüsel bir davranıştır. Çünkü hayatta kalabilmek için size göre doğru olanlar büyük çoğunluğa göre yanlış, kötü, öcüyse bunu kolaylıkla seslendiremezsiniz. Çünkü karşınızda size yüklenecek büyük bir çoğunluk olacak ve siz yalnızsınız. Ama sizin gibi islamdan kopuşlar oldukça mutlu olmaya başlayacaksınız. Bu sizin gibi düşünün insanların olduğunu gösteren bir işarettir. O insanlara kendinizi yakın bulmaya başlayacaksınız. Aynı düşüncelere sahip insanlarla birlikte olmanız, hayatta var olabilmek adına bir güçtür. Azınlıkta kalmanız ise hayatınız için tehdit unsuru oluşturmaya başlar.

İnsanlar genelde farklılıklara saygılı olduğunu, bunların topluma renk kattığını vs söylerler. Oturduğunuz semti düşünün. Genelde sizin gibi insanlardan oluşur.. İnsanlar genelde bir çok özelliği benzer olan insanlarla bir arada olmak isterler. Bunlardan en belirgin olanların başında, kazanç gelir. Düşük gelirle çalışan insanlarla yüksek gelirli insanların oturduğu semtler farklıdır. Sanatçıların, modellerin, oyuncuların bulunduğu mekanlar aynıdır. Farklılıkların zenginlik olduğunu söyleyenler gidip Romen mahallesinde oturmak istemez. Bu söylem klişe bir hal kazanmıştır. Çoğu insan başkalarının da kendisi gibi olmasını ister. Müslümansa diğerleri de müslüman olsun. A partiliyse diğerleri de öyle olsun ister. Bu ise son derece doğaldır. Haytta kalma güdüsüyle ilintilidir, bizlere konfor alanı sağlar.


Turan İnal 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Futbol, Spor, Taraftar

Emeklilik ve Emekli Maaşları

Gurbetçilik