İstek ve İhtiyaçlar Hiyerarşisi

 Abraham Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisini bilirsiniz. Bazıları Maslow'un bir ihtiyaçlar pramidi yapmadığını, başkalarının daha iyi anlaşılması için Maslow'un düşüncelerini pramit şeklinde uyarladığını söylemekteler. Her neyse. Ben de konuyu biraz irdeleyeceğim. Bu konuyu ihtiyaçlarınızın ne olduğundan çok yaptığımız meslekler, mesleklerin değeri, kazançlarımız konusana bağlayacağım. Bu yazıda öncelikle istek ve ihtiyaçlarımız neler olduğuyla ilgili bir çerçeve çizip, özet yapıp, konuyla ilgili ön hazırlık yapacağım.

İnsanlar olarak bizlerde diğer canlılar gibi biyolojik varlıklarız. Birçok ihtiyacımız mensubu olduğumuz memeliler türüyle aynıdır. Her insanın hayvanî ihtiyaçları olduğunu da söyleyebiliriz. 

Canlıların en hayati ihtiyaçlarını öncelikle hayatta kalabilmek, hayatta güçlü kalabilmek, türün devamını sağlamak olarak sıralayabiliriz. Hayatta kalabilmek için öncelikle, hava, su, besine ihtiyacımız var. Sindirim, boşaltım vs ihtiyacımız var. Sonrasında güvende olmaya, üremeye ihtiyacımız var. 

Sığırları ele alalım. Aç ve susuz bir sığırın öncelikle karnını doyurmaya ihtiyacı var. Yaşamsal tehlikesi varsa kaçma davranışı yeme, içmenin önüne geçecek. Muhtemelen açlığını unutacak. Karşısına beklenmedik anda karşı cinsten bir dişi çıkarsa üreme dürtüsü, yeme, içme dürtüsünün önüne geçecek. Çünkü üreme fırsatı her zaman karşısına çıkacak bir fırsat değildir. Kendi sürüsünden bir dişi ile beraberse öncelikli ihtiyacı karnını doyurmak olacaktır. Bu konu güzel bir eşi olan erkeğin neden eşini aldattığı konusuyla da ilgilidir. Bu konudan ayrı bir yazımda bahsedeceğim.

Yani duruma göre istek ve ihtiyaçlar yer değiştirebilir. Yeme, içme ihtiyacı bazen öncelikliyken bazen ikinci planda yer alabilir. Bizim ihtiyaçlarımız da kabaca bir sığırın ihtiyaçlarına benzemektedir. Biz insan türü kendimizi başka canlılardan, düşünebilme özelliğimiz var diye ayırırız. Aslında diğer canlılar da düşünebilir ama bize göre çok daha kısıtlı bir düşünme. Hayvanî bir düşünme. Hayatta kalmaya yetecek kadar bir düşünme yapabilirler. Bu düşünmeleri de güdü, içgüdü, dürtü diye adlandırırız. Hormonel alt yapısı güçlüdür. Biz insanlar medeniyet kurmuş canlılarız. hayatta kalma, neslin devamı dışındaki ihtiyaçlarımız diğer canlılardan ayrılır.

İnsan ihtiyaçları ise neredeyse bitmez tükenmez düzeydedir. Sevme, sevilme, ait olma, sosyalleşme, saygı görme, takdir edilme, hedef koyma, hedefe ulaşma gibi isteklerimiz vardır. 

Bir insan sadece hayvanî ihtiyaçlarını karşılayarak haytta kalabilir. Yesin, içsin, başını sokacak bir yeri olsun, üresin. Bunlar dışında bir isteği beklentisi olmayan bir insanın ne kadar insan olduğu tartışılır....

Bizler ihtiyaçlarımızı karşılamak için estetik kaygılar da duyarız. Bazı insanlar için estetiğin fazla önemi yoktur. Hayvanî tarzda ihtiyaçlarını gidermesi yeterlidir. Medeniyet kurmaya çalışan insanlar ise; estetik öğelere, bilime, kültüre, sanata, teknolojiye, konfora önem verirler. 

Hayvanî şekilde yaşayan, yaşmak zorunda bırakılan, bundan kurtulamayan insan, insansı eline geçen malzemeleri ocağa koyar, pişirir, yer ve karnını doyurur. Medeni insan ise, farklı tatlar dener. Yeni yerler keşfeder, farklı mekanlarda yemek yer. Sevgilisi, eşi, arkadaşı ile yemeğe gitmek için hazırlanır, arabasına biner, güzel bir mekanda müzik eşliğinde yemeğini yer. Baktığımızda ikisi de aynı temel ihtiyacını karşılamıştır. Hangisinin yaptığı doğrudur? Hayvani insan mı, medeni insan mı? Bu soru farklı açılardan irdelenecek bir konudur. Başka bir yazıda irdeleyelim.

Özetlemek gerekirse, bu hayata geliyoruz ve ihtiyaçlarımız var. İsteklerimiz de var. Sadece bizi hayatta tutan şeyleri değil daha başka pek çok şey istiyoruz.








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Futbol, Spor, Taraftar

Emeklilik ve Emekli Maaşları

Gurbetçilik