Toplum Ortalama Bireyleri Sever
Bir insan içinde bulunduğu toplum tarafından ne derece kabul görür dersiniz? İnsan sosyal bir canlı olması münasebetiyle içerisinde doğup büyüdüğü toplum tarafından şekillendirilir. Toplum ne kadar genişlerse bireysel farklılıklar da o oranda artmaya başlar. Bir köyle büyük bir mega şehri ele alırsak, konu daha iyi kavranır.
200 haneli bir köyle, nüfusu 20 milyona dayanmış İstanbul toplumunu ele alalım. Köydeki insanlar birbirlerini tanırlar. Adetleri aynıdır. Alışkanlıkları, eğlenceleri vs aynıdır. Topum doğan bireyleri kendileri gibi yetiştirir. İstanbul'u ele aldığımızda ise durum bambaşkadır. Kökeni İstanbul olandan çok daha fazlası başka kentlerden gelip yerleşen insanlardan oluşur. Haliyle kozmopolit bir toplum oluşur. Başka kentlerden göçüp gelen insanlar, geldikleri yerin kültürünü getirirlerken, yeni yere adapte olmakta zorlanırlar. Hâliyle çok kültürlü bir yapı oluşur. Bir süre sonra farklı bir şehirden gelip yerleştiği yerde hem kendi kültürünü hem de başka kültürlerle yoğrulmuş karma kültürlü bir hâle gelirler. O yüzden buradaki bireysel farklılıklar bir köye nazaran çok fazladır.
Yazının amacı bir toplumu kültürel anlamda didik didik etmekten öte, ortalama birey kavramını anlamaya çalışmak. Bu yüzden konumuza dönelim. 200 haneli köyde yetişen insanlardan hangilerinin köy toplumu açısından daha kabul edilebilir olduğuna bakalım. Evlilik çağında bir kızı isteyen erkekler olsun. Kız anne-babasının isteyeceği damat adayını bulmaya çalışalım. Köy kültüründeki ortalama bireyler kız ailesinin isteyeceği en ideal kişilerdir. Bu noktada Anadolu köylerini de tasavvur edebiliriz. Neredeyse hepsi müslüman olan, vakit namazlarını kılmasa bile cuma namazlarına giden, en olmadı bayram namazlarına giden. Düğün, cenaze gibi merasimlere katılan, evinin geçimini sağlayacak faaliyetlerde bulunan kişiler o toplumun ortalama bireyleridir. Kızına eş istiyen aileler de böyle bir eş adayını onaylayacaklardır. Bu köyde dövme yaptırmış, piercing, küpe vs takmış kişileri muhtemelen istemeyeceklerdir. Çünkü dış görünüş davranışsal ve karakter anlamda kişileri büyük oranda farklı kılar. Düşünceleri farklılaşmaya başlayan bireyin fiziksel görünümünü de farklılaşmaz mı zaten?
Şehirlede ise kültürel anlamda çeşitlilik çok fazla olduğu için, çok daha geniş yelpazeden bahsedebiliriz. Köy yerindeki çeşitlilik çok azken, şehirlerde çeşitlilik çok daha fazladır. Köy yerinde topluma aykırı gelecek bireyler şehirlerde ortalama olmasa bile ortalamaya yakın bir yerde konumlanacaklardır. Toplum tarafından garipsenmeyeceklerdir. Örneğimizdeki mega şehirde LGBT'li bireyler uç nokta sayılabilir. Bu bireyler toplumunun uç noktalarını oluşturduğu durumda kızının başka bir kızla vs evlilik yapmasına aileler çok uzak bakacaktır.
Özetleyecek olursak, toplum ortalama bireyleri sever. Bu durum esasında son derece doğal bir yaklaşımdır. Toplumun kendini koruma refleksidir. O yüzden toplumun kültürel anlamda değişmesi kolay değildir. Dış dünyayla etkileşimin artması uç sayılabilecek bireyler var etmeye başlar. Böylelikle toplum kültürü de ufak ufak değişime başlar. Biz insanlar da öyle değil miyiz? Çok uç, aykırı fikirleri yavaş yavaş kabul etmeye başlarız. Tıpkı toplumun prototipi gibi...
Turan İnal
Yorumlar
Yorum Gönder