Ne Kadar Değerlisiniz?

Hayatta en büyük çabalarımızdan biri de kendimizi değerli hissetmektir. Bu his için çeşitli ölçütler vardır. Ben kendimi çok değerli hissediyorum demekle olmuyor maalesef. Etrafımızdaki kişiler bize ne kadar değer veriyor? Bizi değerli kılan bu mudur? 

Gündelik hayatta kullandığınız otomobilinizi düşünün. Belli bir değeri vardır. Kimse kolay kolay ederinin üzerinde bir fiyat biçmez aracınıza. Bugün piyasa değeri 500 bin lira olan bir aracınız olsun. Aracımın fiyatını 5 milyon olarak belirliyorum deseniz, anlamsızdır. Bir araç için 5 milyon lira ayıran birisi sizin aracınıza asla bakmaz ve piyasası 5 milyon olan araçlara bakar.

Değeriniz; paranız, gücünüz kadardır. Paranızın miktarına göre mal ve hizmet satın alabilirsiniz. Bunun için yemek örneği verelim. Beslenme temel ihtiyaçlarımızdandır. Bu ihtiyaçlarımızı karşılamak için gidip bir yerde yemek yemeye karar verdik. Bu yer öncelikle bir belediyeye ait sosyal tesis olsun. Oraya gittiğinizde boş masa bulamayıp sıra beklersiniz. Masa bulduktan sonra sizinle ilgilenecek bir personel ararsınız. Güç bela sizle ilgilenir, özensiz servis açarlar. Siparişleriniz geç gelebilir. Personel de size çok ilgili davranmaz. 

Aynı yemek için deniz kenarında lüks bir mekana gittiğinizi düşünün. Hemen sizi kapıda karşılayan personel. "Hoş geldiniz efendim, şöyle buyurun efendim" derler. Sandalyenizi bile çekip sizi oturtmaya, rahat ettirmeye çalışırlar. Tabii bunların hepsinin bir fiyatı vardır. Bunların hepsi faturaya yansıyacaktır. O mekânda çalışan görevlilerin yakışıklı ve alımlı kızların sizinle güler yüzle ilgilenmelerinin bile bir bedeli vardır. Etraftaki her şey sizin içindir. Şıngır şıngır bardaklar, pırıl pırıl parıldayan servisler. Hepsi size daha iyi hizmet vermek içindir. Tabi her hizmetin bir bedeli vardır. Oturduğunuz masanın kalitesinden, mekanın dizaynına kadar her şey sizin için. Duvardaki değeli bir tablonun, yemek yerken size sunulan manzaranın da hesaba ekleneceğini unutmayın. 

Yani paranız ölçüsünde hizmet alırsınız. Yeter ki siz kesenin ağzını açın. O yemeği ateşli kaplar içinde getirip, bir şov eşliğinde size sunarlar. Bu bir et yemeği ise onu kesip çatalla, bıçakla ağzınıza bile verirler. Peçeteyle ağzınızı silerler. Her şey sizin içindir. Çünkü paranız çok değerli, pardon yani siz çok değerlisiniz...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Futbol, Spor, Taraftar

Emeklilik ve Emekli Maaşları

Gurbetçilik