Adil Seçim
İnsanların kararı doğrudur, yanlıştır bunu bir kenera bırakacak olursak, insanların seçimine saygı duyulması gerekiyor. 14 Mayıs seçimiyle ilgili ilginç iddialar var. Bununla ilgili söylenenler şöyle:
Öncelikle Anadolu Ajansından (AA) başlayalım. Bildiğiniz üzere seçim sonuçları açıklanmaya başlandığında iktidar partisi yüksek oy yüzdeleri ile başlıyor, açılan sandık sayısı arttıkça oy oranı düşüyor. Muhalefet içinse durum tam tersi. Sizce bu normal olabilir mi? AA taraf tutar mı? Hani tutacak olsa kimden yana olur? Sanırım cevabı çok da zor değil.
Gelelim Anka Haber Ajansına: sahibi Tuncay Özkan. Seçim gecesi sonuçlar açıklanmaya başlanınca verdiği sonuçlar AA'dan daha farklıydı. Ayrıca açılan sandık oranında AA'dan gerideydi. Bir saatten sonra sonuç açıklamada sadece AA kaldı. Anka haber ajansı tüm sandıklara ulaştı mı, orası belirsiz. Muhaliflerin güvendiği ajans buydu. Peki sorun ne? Fetö firarisi bir gazeteci ciddi iddaalarda bulunuyor.
İddia şu: Tuncay Özkan muhaliflerin içindeki Truva atı. Nasıl mı? Tuncay Özkan kendine ait Kanaltürk adlı kanalı Akın İpek 'e satmış. Kanalı aldığı için onlara teşekkür bile etmiş. TMSF bir zaman sonra bu kanala el koymuş (?). Tuncay Özkan da kanalın değerinin, şu an çok fazla olduğunu, yani vakti zamanında çok ucuza sattığı için 95 milyon dolarlık farkı almak için yargıya başvurmuş. TMSF elinde olan bu kanal için yargı Tuncay Özkan'ı haklı bulmuş. Parayı henüz almamış ama seçim sonrası alacakmış vs.
Gelelim YSK'ya. Cumhurbaşkanlığı seçimi için hazırlanan pusulalarda adayların sırası belirlenecekti. Bu da kura ile yapılacaktı. YSK başkanının kura çekimini izleyebilirsiniz.
https://twitter.com/Eren_SeEU/status/1642840775116435457?s=19
Kura çekerken topları karıştırmadı, iddiası da var. İsteyenler izleyebilir. Topu aldıktan sonraki yüz ifadelerini de bu işin uzmanları değerlendirsin. Hadi diyelim iddaa doğru, sayın Erdoğan'ı birinci sıraya koymak istediler. Seçim sonucuna ne kadar etkisi olacak? Bunu kenara bırakıp devam edelim. Eğer kura çekimindeki iddia doğruysa YSK veya başkanı ne kadar güvenilirdir?
Gelelim CHP ya da muhalif partilerin genel merkezlerine. Muhalifler seçimi 4 farklı yoldan takip ettiler. 1. AA 2. Anka. 3.YSK 4. Kendilerine gelen ıslak imzalı seçim sonuçlarından. 1, 2 ve 3. yolun çok da güvenilir olmadığını düşünürsek, en sağlıklı sonuç kendi edindikleri ıslak imzalı sonuçlar olacak. E buradaki sıkıntı ne? 192 bin civarında olan sandıkların hepsine ait verilere ulaşılamamış olması. Haliyle muhalifler bu yolla da seçimin net sonuçlarına ulaşamadılar.
Seçim sonuçları kabaca, Erdoğan 49.5, Kılıçdaroğlu 45, Oğan 5 ve İnce 0.5 civarındadır. Yukarıda verdiğim bilgi ve iddaalara dayanarak şöyle bir iddaada bulunuluyor: AA ve YSK iktidarın elinde. ANKA'da satın alınıp iktidar lehinde kullanıldı. Emin olunamayan tek şey, 'acaba CHP tüm ıslak imzalı tutanaklara ulaşabilir mi?' idi. Bu yüzden seçim Erdoğan'a kazandırılmadı. Erdoğan %50+1 oy almış olup, seçim kazandırılsaydı, CHP de tüm sandıklardaki seçim sonuçlarına ulaşsaydı, büyük problem olurdu. Bu yüzden Erdoğan'a kazandırılmadı ama kazanmasına da ramak bırakıldı. Böylece emin olmadıkları bir durumun olası sonuçları bertaraf edildi. İkinci turda ise büyük bir psikolojik üstünlük elde edildi. Muhalif seçmen bu sonucun buradan dönmeyeceğini düşünüp sandığa gitmeyecek, ilk turda kazanmasına ramak kalan Erdoğan'ın da seçimi rahatlıkla kazanacaktı.
Peki neden böyle iddalarda bulunuluyor? Gerçekten sandıktan çıkan sonuçlar adil değil mi? İktidar yanlısı olanlar, "muhalefetin seçimleri yıllardır kaybettiği, bu yüzden yenilgilerine kılıf bulup, Erdoğan'a çamur atmaktan başka bir şey olmadığını" söylemekte. "Erdoğan dediğiniz gibi diktatör olsa, 0.5 oranla kaybetmezdi, her şey adil olmaktadır" demekteler.
Peki muhalifler neden bu iddialarda bulunuyor ya da bu iddiaların doğru olduğunu düşünüyorlar? Biraz da bu taraftan bakalım konuya. AA ve YSK ile ilgili yukarıda verdiğimiz bilgilerin yanında; mühürsüz oylar geçerli sayıldı. 'E n'olacak sandıktan çıktı sonuçta' diyenler vardır ama o oylar muhaliflerin lehine olacak olsaydı gene geçerli sayılır mıydı? Neyse yine de herkesi tatmin etmeyen bir durum. Devam edelim. Bildiğiniz gibi YSK'nın ilgili sayfasına girip, TC kimlik numaranızla oy kullandığınız sandıktaki sonuçları görebiliyorsunuz. YSK sayfasından alınan sonuçlarla, ıslak imzalı sonuçlar karşılaştırılabiliyor. Bu karşılaştırmalarda hatalarla karşılaşılabiliyor. Şu ana kadar gördüğüm bu hataların hepsi iktidar ve ittifakları lehinde. İktidar aleyhine olan hatalar da vardır belki ama henüz ben görmedim.
Başka bir husus ise şu: Muhalefet müşahitlerinin olmadığı ya da güçsüz olduğu bir çok yerde seri olarak oy mühürlendiği iddaası. Video kayıtlarına alınmış, sosyal medyaya da yansımış durumda. Aynı şey muhalifler lehine oldu mu? Bilemiyorum. Tabii bu durum muhaliflerin kaybetme durumları için yaptıkları kurgu da olabilir. Yani sadece sandıktan çıkan oylarda değil sandığa girerken dahi hile yapıldı düşüncesi bulunmakta.
Bütün bunlarla beraber," nüfus müdürlüğü de iktidarın elinde, depremde vefat etmislerin adına da oy kullandırdılar. Kişileri 3-4 yerde seçmen listesine yazdırıp oy kullandırdılar. Bundan dolayı parmak boyasına karşı çıkmaktadırlar" iddiaları da medyada yer almakta.
Sonuç olarak, çok adil bir seçim de olmuş olabilir, iddaa edilenlerin bir kısmı ya da tamamı doğru da olabilir. Hatta iddia edilenlerden daha fazlası da olmuş olabilir. Bütün bunlara karar verecek sonuca bağlayacak olan bilgi ve belgeler eşliğinde gerekli kurumlardır. Şunu da eklemeden geçmeyelim, iddialar doğru dahi olsa AKP ve Erdoğan'ın %10-15 oyu yok, çok daha fazla olduğu açık. Halk nezdinde ciddi bir desteği inkar edilemez.
Demokrasi hatasız, harika bir yöntem midir? Halk iradesi ne derece meclise, yönetime yansımaktadır? Sandığa gidin, demokratik hakkınızı kullanın denmekte. Ya hiç birini beğenmiyorsak ! :) Ayrıca halk ne kadar irade sahibi? Bütün bunlar oldukça tartışmalı konular. Ama en azından bu sisteme karar verdiysek, kuralına göre ve adil bir şekilde işletmek lazım....
Yorumlar
Yorum Gönder